Vatandaşlık Genel Olarak Doğumla ve Sonradan Kazanma şeklinde ikiye ayrılmaktadır.
Çocuğun doğumu anında soy bağı ile bağlı bulunduğu Türk vatandaşı ana veya babanın vatandaşlığını kazanması, soy bağı ile vatandaşlığın kazanılmasını ifade eder.
Evlilik içinde doğan çocuklar: Çocuğun doğumu anında ana veya babadan yalnız birinin Türk vatandaşı olması yeterlidir. Ana ve babadan birinin yabancı devlet vatandaşı olması ya da çocuğun Türkiye dışında doğması Türk vatandaşlığının kazanılmasına engel değildir.
Evlilik dışında doğan çocuklar: Ana Türk vatandaşı ise doğum anından itibaren, Baba Türk vatandaşı ise babalığın tanınması ya da mahkemede babalık kararının verilmesi ile Türk vatandaşı olurlar.
Türkiye’de doğan fakat; ana ve babası belli olmayan, yabancı devlet yasalarına göre başka ülke vatandaşlığı kazanamamış (vatansız) çocuklar; doğumlarından itibaren Türk vatandaşlığını kazanırlar. Türkiye’de bulunmuş çocuk, aksi ispat edilmedikçe Türkiye’de doğmuş sayılır. Yaşının küçüklüğü nedeniyle kendisini ifade edemeyen bulunmuş çocuklar yetkililerce bulundukları yerin nüfus kütüklerine tescil edilir.
Türk vatandaşlığının sonradan kazanılması;
1.Yetkili makam kararı, 2.Evlat edinilme 3.Seçme hakkının kullanılması yolları ile üç şekilde gerçekleşebilir. Biz bu yazımızda , yaygın olan 1 ve 2 nolu yöntemleri inceleyeceğiz.
Yetkili makam kararı ile vatandaşlık kazanma türleri şu şekildedir:
Şartları taşıyan yabancının, T.C. Devleti’nden vatandaşlık talep etmesi ve bu talebin kabul edilmesi, genel yol ile kazanmadır Bu şartlar şu şekildedir:
Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile göstermeleri, (Detayları aşağıda ayrıntılı açıklanacaktır)
Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hallerinin bulunmaması gerekmektedir. (Detayları aşağıda ayrıntılı açıklanacaktır)
Başvurucunun, Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini gösteren (yukarıda 3. Maddede bahsedilen) davranışların neler olduğu:
Türkiye’de taşınmaz mal satın almak, yatırım yapmak, Türkiye’de iş kurmak ya da bir iş yerinde çalışmak, bir Türk vatandaşı ile evlenmek, Türk vatandaşlığını kazanmak üzere ailece başvurmak gibi Türkiye’de yerleşme niyetini ortaya koyan somut davranışlardır. Eğitim, turistik gezici, geçici iş seyahati, tedavi olmak ve benzeri amaçlarla Türkiye’de ikamet eden kişilerin vatandaşlık başvurusu kabul edilmez.
Başvurucunun, iyi ahlak sahibi olduğunu gösteren (yukarıda 4. maddede anılan) davranışlar:
Kişinin kaçakçılık, dolandırıcılık, hırsızlık gibi toplumsal düzeni bozucu suçlardan ceza alıp almadığı ya da Türk örf ve adetleri ile aile yaşamına aykırı şekilde uyuşturucu kullanma ve fuhuş yapma gibi davranışlarının bulunup bulunmadığına göre kişinin iyi ahlak sahibi olup olmadığı tespit edilir. Aynı şekilde herhangi bir suçtan dolayı yargılanmak, mahkûm olmak ya da tutuklu bulunmak vatandaşlık başvurusunun reddedilmesi sebebidir.
Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak (Yukarıda 6. Maddede anılan) şart:
Balvurucunun adli sicil araştırması MİT ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nce yapılarak tespit edilmektedir. Başvurucunun milli güvenlik ya da kamu düzeni yönünden tehlike arz eden durumu bulunmadığının tespiti, bu şartın arandığı bütün vatandaşlık başvuru çeşitleri için bu şekilde gerçekleşmektedir.
Bu yoldan, Türk vatandaşlığını kazanabilecek yabancılar şunlardır:
Başvuran kişinin başvuru anında en az üç yıldan beri bir Türk vatandaşı ile evli olması ve evliliğinin devam ediyor olması ilk şarttır. Evli kalma süresi şartı sağlandığında yabancı, vatandaşlığa başvurma hakkını elde etmektedir fakat takdir Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nindir.
Süre şartını sağlayan yabancı eşin başvurusu üzerine aşağıdaki şartları taşıyıp taşımadığının tespitine geçilir, bu şartların tespiti yetkili makamlarca yapılır.
Belirtmek gerekir ki evlilik hukuken geçerli olmalıdı. Evlenmenin ehliyet ve şartları bakımından, eşlerin kendi millî hukukuna göre, evlenme ehliyeti ve şartları tespit edilecektir.
Evlat edinilecek çocuğun ergin olup olmadığı, çocuğun millî hukukuna göre tespit edilir. Küçüğün birden fazla ülke vatandaşlığının bulunması durumunda sıkı irtibat halinde olduğu ülke kanunlarına göre ergin olup olmadığına bakılır. Evlatlığın, ‘küçük’ (ergin olmayan çocuk) olmaması hâlinde, diğer şartın varlığını araştırmaya gerek kalmaksızın vatandaşlık başvurusu reddedilir.
Müracaat makamları, başvurunun usule ilişkin şartlarının yerine getirilip getirilmediğinin tespitini yapabilirler.
Vatandaşlık kararında karar mercii kural olarak İçişleri Bakanlığıdır. Ancak, istisnai yollarla Türk vatandaşlığının kazanılmasında vatandaşlığa karar verme yetkisi Bakanlar Kurulu’na aittir. Aynı şekilde kaybettirme kararı ile Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerin yeniden Türk vatandaşlığına alınmalarında da yetki Bakanlar Kurulundadır.
Başvuruda, başvuru makamı dosyayı vatandaşlık başvuru inceleme komisyonuna havale eder. İnceleme Komisyonu yurt içinde, il valisi veya görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında, il müdürlüğü, il emniyet müdürlüğü, il jandarma komutanlığı, il millî eğitim müdürlüğü ve sosyal hizmetler il müdürlüğünden en az şube müdürü düzeyindeki temsilcilerden oluşur. Komisyon kendisine başvuru makamınca gönderilen dosyalar hakkında inceleme yaparak vatandaşlık başvuru şartlarının yerine gelip gelmediğini tespit eder. Kanunda aranan şartların yerine getirildiğini tespit eden komisyon rapor hazırlayarak İçişleri Bakanlığına gönderilmek üzere müracaat makamına gönderir. Müracaat makamı, hazırlanan vatandaşlık başvuru dosyasını kendi görüşü ile birlikte talebin esasına ilişkin karar alınması için, İçişleri Bakanlığına gönderir. İçişleri Bakanlığı da, esasa ilişkin incelemesini yaparak, ilgilinin Türk vatandaşlığını kazanma talebi hakkında kararını verir.
