Avukata soru sormak ücrete tabi değildir ancak hukuki danışmanlık hizmeti tabi ki de her hizmet gibi ücrete tabidir. Diğer bir ifadeyle avukata sorulan soruların cevabı hukuki danışmanlık kapsamında ise yasal ücretin ödenmesi gerekecektir.
Her yıl Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından yayınlanan Avukatlık Asgari ücret tarifesinde (AAÜT) her türlü hukuki danışmanlık ücretinin alt sınırı belirlenmekte olup avukatın bu ücretin altında hizmet vermesi yasaktır. Tıpkı işçilerin alacağı minimum maaş tutarının her yıl devlet tarafından asgari ücret adı altında belirlenmesi gibidir. Uygulamada genelde danışmanlık ücretleri işbu alt sınırdan belirlenmektedir.
Söz konusu tarifeye “…. yılı avukatlık Asgari ücret Tarifesi” şeklinde internet araması yapılarak veya Türkiye Barolar Birliği’nin sitesinden ulaşmak mümkündür.
Doğrudan dava açılması için avukata başvurulması halinde ayrıca hukuki danışmanlık ücreti ödenmesi gerekmeyecektir. Avukat zaten avukatlık asgari ücret tarifesine göre dava için belirlenen ücreti alacak olup söz konusu ücrete dava hakkında müvekkilin bilgilendirilmesi de dahildir.
Müvekkilin hukuki danışmanlık hizmeti için başvurması üzerine başvuru konusu bilgi ve belgeler asistanlarımız tarafından danışandan temin edilir. Uyuşmazlık konusuna göre dosya konusunda uzman avukatlarımıza teslim edilir. Daha sonra müvekkilin görüşme talebine göre (Yüz yüze, online, telefon, görüntülü konuşma, e-mail ve yazışma) asistanlarımız aracılığıyla randevu oluşturularak konusunda uzman avukatlarımız tarafından danışana profesyonel hukuki hizmet verilir. Talep halinde görüşme sonucunda yazılı tutanak tutulur ve bir örneği danışana teslim edilir veya gönderilir. Bu sayede danışanlarımızın avukatlarımızdan öğrendiği bilgileri unutması ihtimaline karşı ellerinde yazılı bir belge bulunacaktır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki ücretsiz danışmanlık verilmesi yasak olup zaten böyle bir hizmet verenler genelde avukat bile değillerdir. Bu soruya en güzel cevap ise yıllar önce atalarımız tarafından “Ucuz etin yahnisi yavan olur” şeklinde verilmiştir. Avukatların da herkes gibi para kazanmaya ihtiyacı olup alanında uzman avukatlardan profesyonel hizmet almak yerine ücretsiz danışmanlık alınması açılmaması gereken davaların açılması, davanın yanlış açılması gibi avukatın daha fazla kazanmasına (Dava ücretlerinin danışmanlık ücretlerinden çok daha yüksek olması nedeniyle) ancak müvekkilin ilerde telafisi mümkün olmayan çok daha büyük zararlara uğramasına sebep olabilir. Danışmalık ücreti ödemiyim derken dava masrafları, dava avukatlık ücretleri gibi çok daha büyük masraflar ödemek zorunda kalabileceğiniz gibi davanızın aylarca belki de yıllarca daha uzun sürmesine sebep olabilirsiniz. Bu sebeple her zaman için alanında uzman avukatlardan profesyonel hizmet almanız tavsiye edilir.
Türkiye’de davaların uzun sürüyor oluşu, danışmanlık ücretlerinin dava ücretlerinden çok daha az oluşu ve yargılama giderlerinin davada haksız çıkan yani davayı kaybeden tarafa yükletiliyor oluşu birlikte değerlendirildiğinde konusunda uzman bir avukata danışmadan doğrudan dava açılmaya karar verilmesinin çok ağır sonuçları olabilir. Kaybedeceğiniz bir dava açmanız halinde hem avukatınıza ödeyeceğiniz ücret çok daha fazla olabileceği gibi (dava ücretlerinin danışmanlık ücretlerinden çok daha fazla olması nedeniyle) hem de tüm dava masraflarını ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bu sebeple dava açmadan önce konusunda uzman bir avukata danışmak tıpkı sigorta yaptırmak gibi sizi koruyacak çok daha büyük kayıplar yaşamanıza engel olacaktır. Bu doğrultuda bizim önerimiz dava açmadan önce mutlaka alanında uzman avukatlardan profesyonel danışmanlık hizmeti alınması yönündedir. Dava açılması halinde avukatın AAÜT uyarınca talep edeceği ücrete dava ücretine dava hakkında müvekkilin bilgilendirilmesi de dahil olduğundan avukatınız ile “görüşmenin sonunda dava açmaya karar verilir ise yalnızca dava ücretini ödemek ancak dava açmamaya karar verilir ise yalnızca danışmanlık ücreti ödemek” yönünde anlaşarak profesyonel hukuki hizmet alınması en doğru ve güvenli çözüm olacaktır. Bu sayede danışanların görüşmenin sonunda dava açmaya karar vermesi halinde bile hem dava ücreti ödemesi hem de danışmanlık ücreti ödemesine gerek bulunmayacaktır.
Hayır değilsiniz. Avukatlar da herkes gibi gelişen teknolojilerden faydalanmaktadır. Online, telefon, görüntülü konuşma, e-mail ve yazışma yollarıyla da avukatınıza danışabilirsiniz. Bu yöntemler bazen yüz yüze iletişim kadar etkili olmamakla birlikte özellikle corona virüs nedeniyle uzaktan yapılan görüşmeler uzun süredir tavsiye edilmektedir.
Avukat müvekkil gizliliği, Avukatlık Kanunu, etik kurallar ve KVKK kapsamında her türlü bilgi gizli tutulmak zorunda olup avukatların sır saklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Tıpkı hekimlerimiz ve psikologlarımız gibi paylaştığınız tüm bilgiler avukatların güvencesi altındadır. Diğer bir ifadeyle söz konusu bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşılması mümkün olmayacaktır.
Türkiye’de avukatların her türlü konuda ve branşta hizmet verme yetkisi bulunmakta olup doktorlar gibi beyin cerrahı, cildiye, plastik cerrahı ve benzerleri gibi hizmet vermek istedik alanda ayrı ayrı uzmanlık almalarına gerek bulunmamaktadır. Ancak bu durum avukatların her konuda uzman olduğu anlamına gelmez. Bu sebeple nitelikli bir hizmet almak ve ilerde daha büyük kayıplar yaşamamak için hizmet almak istediğiniz konuda ve alanda uzman bir avukatla çalışmak en doğru ve en güvenli çözüm olacaktır. Örneğin boşanma davası açmak için aile hukuku alanında uzman bir avukata danışmak gerekirken işe iade davası açmak için ise iş hukuku alanında uzman bir avukata danışmak nitelikli ve profesyonel bir hizmet almanızı sağlayacaktır. Uzmanlık alanlarımız internet sitemizde yer almakta olup hukuk bürolarının çoğu uzmanlık alanlarına internet sitelerinde yer vermektedir.
Tebligatın niteliğine ve içeriğine göre belirli bir süre içerisinde itiraz etmek, davaya cevap vermek, karşı dava açmak, ihtar çekmek gibi çok çeşitli işlemler yapılması gerekebilir. Bu süreler kanunlarda belirlenmekte olup genellikle 3 ila 14 gün arasında değişmekte olan kısa sürelerdir. Bu sebeple bir an önce konusunda uzman bir avukata danışmak ve gerekli işlemlerin bir an önce uzman avukatlar tarafından yapılmasını sağlamak hak kaybı yaşamamanız ve ilerde telafisi mümkün olmayan büyük zararlara uğramamanız için en doğru çözüm olacaktır.
Bazı istisnalar haricinde avukat tutmak zorunlu değildir. Ancak uzman bir avukata danışmadan hakkınızı korumaya çalışmak tıpkı doktora gitmeden iyileşmeye çalışmak gibi telafisi mümkün olmayan çok daha büyük zararlara sebep olabilir. Türk hukukunda yapılan birçok hukuki işlemin geri dönüşü olmadığından iş isten geçtikten sonra avukata danışmak telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilir. Ne yazık ki uygulama bu tarz vakalarla çok karşılaşılmakta olup zamanında uzman bir avukata danışmayan kişiler haklarına kavuşmak için ilerde çok daha büyük bedeller ödemek zorunda kalmaktadır.
Yalnızca hukuki danışmanlık hizmeti almak için vekalet çıkarılmasına gerek bulunmayıp dava açmak veya icra takibi başlatmak gibi işlemler için ise avukata vekalet verilmesi gerekmektedir. Vekalet çıkarmak için gerekli bilgilerin avukatınız tarafından verilmesi üzerine kolaylıkla noterliklerden vekalet çıkartılabilir. Uyuşmazlığın çözümüne göre vekaletnamede bulunması gereken yetkiler değişebilmekte olup vekalet çıkarmadan önce avukatınıza danışmanız gerekmektedir.
Vekalet ücreti dışındaki dava masrafları her yıl Adalet Bakanlığı tarafından belirlenmekte olup vekalet ücreti ise her yıl TBB tarafından belirlenmektedir. Bunun haricinde bilirkişi ücretleri gibi yargılama sırasında ortaya çıkan ve mahkeme tarafından belirlenen masraflar da bulunmaktadır. Masrafların bir kısmını dava açan taraf davayı açarken karşılamak zorundadır ancak davanın kazanılması halinde geriye kalan masraflar karşı taraftan alınabileceği gibi dava açarken peşin olarak ödenen masrafların da yine karşı taraftan geri alınması mümkündür. Dava açmadan önce alanında uzman bir avukata danışmanın önemi burada da görülmektedir. Açılmaması gereken davaların açılması, davaların yanlış açılması gibi durumlarda tüm bu masrafların davacı üzerine bırakılması, dava masraflarının normalden çok daha yüksek çıkması ve dava açan tarafın büyük kayıplara uğraması mümkündür.
Evet her davanın masrafı birbirinden farklıdır. Davanın türüne, dava konusuna, davanın hangi mahkemede görüleceğine ve davada yapılması gereken işlemlere göre masraflar değişiklik gösterecektir. Vekalet ücreti dışındaki dava masrafları her yıl Adalet Bakanlığı tarafından belirlenmekte olup vekalet ücretinin alt sınırı ise her yıl TBB tarafından belirlenmektedir. Ücretin nasıl ödeneceğine ise (Vekalet ücretinin tamamının peşin olarak ödenmesi veya tamamının dava sonuçlandığında ödenmesi gibi) avukat ve müvekkil aralarında serbestçe anlaşabilirler.
Dava türüne, dava konusuna, davanın hangi mahkemede görüleceğine, davada yapılması gereken işlemlere, toplanacak delillere (Örneğin tanık dinlenmesi, ticari defter incelemeleri, bilirkişi raporu alınması gibi) ve davayla ilgili başkaca birçok değişkene göre davaların ne kadar süreceği farklılık göstermektedir. Yerel mahkemelerin karar vermesi ortalama 6 ay – 1 sene sürmekle beraber bu husustaki en doğru tahmin dava türüne, özelliklerine ve konusuna göre uzman bir avukata danışarak elde edilebilir. Adliyelerdeki is yoğunluğu ve adliye personeli sayısının az oluşu düşünüldüğünde davanın konusunda uzman bir avukat tarafından yürütülmesi davaların çabuk sonlanması açısından büyük önem arz etmektedir. Davanın titizlikle yürütülmemesi davaların çok çok daha uzun sürelerde sonuçlanmasına sebep olabilir. Örneğin davanın yanlış mahkemede açılması gibi basit bir hata bile tek başına davanın aylarca hatta bazı durumlarda yıllarca daha uzun sürmesine sebep olabilir.
